| |
Başımda tütsülenmiş bir sevda
Elimde bir ayna...
Tur dağının ardından Musanın sesi geliyor
Ben-i İsrailin kararmış yüzlerine
Aynayı çeviriyorum
Karanlık bir gecede yarasalar gibi
Kaçışıyorlar arkalarına bakmadan
Bir Filistinli'yi özlüyorum şimdi
Elimde bir isyanı kükreten sapanıyla
Ayırıp gerçeği yalandan
Ebabil taşlarını fırlatıyor
Namlunun gölgesinde açan çiçek için
Ebrehe ordularına
Karanlık gözlerine fillerin
Kudüs'ün adını kanlarıyla yazıyor
Sokaklarından geçmek için
Elde bir silah kaçak ve suçlu
Kudüs'e bakmadan
Adımı saklıyorum nöbetçi aşklardan
Tenimden çıkması için bu günahın
Ruhuma ölümü koklamış emirler veriyorum
Zindanlarında bir mahpus hanenin
Adı için ölmeyi bekleyen
Ve bir şefkatten uzak yurduna
Yeminler ettiriyor akması için
Dizlerine kadar çıkan suya
Küflü demir parmaklıklara
Ve toprağa
Ve sonraları gazetelerde adı çıkıyor
Başına yediği bir mermiyle öldüğü
Adamın ve adamların bizden kaçırarak bakışlarını farkında olmadan
Marşlar yazıyorlar sabah ve akşam
Adamın ardından şehadet yeminleri ediyorlar Gözümde büyüyor bütün sevdiklerim
Eli boş ve biçare başımı alıp kaçmak istiyorum
Gitmek değil kaçmak bu şehirden
İnsanlardan,kuştan.martıdan,sabahtan,akşamdan
Ve kendimi emanet ederek Allah'a nefsimi
İstiyorum bir Filistinli gibi
Ebrehenin ordularına güneş gibi taşlar atarken
Her gece annemin duaları etrafımda dönerken
Başına sıkılan bir mermi ile ölmeyi...
|